Archive for Nisan 23rd, 2008
Her Son Bir Baslangic
Kadere inanmak da olasilik dahilindeydi, ama o hep bu olasiligi gozardi etmisti.. Hayatini kendisinin belirleyecegini sanmisti, ne buyuk bir yanilgi. Korkularini gostermemeye calistikca, daha da guclu sekilde ortaya cikiyordu.. Kendisinden buyuk bir gucun varligi , siyrilip kurtulamayacagi sekilde onu kendisine cekiyordu..

Ipler baglanmis ve her saniye, onceden belirlenmis ona yaklastiriyordu onu belki de hayati boyunca.. Ama o bu ipleri sona yaklastikca farketmisti.. Olacagina ihtimal dahi vermiyordu boyle bir seyin.. Buna benzer hikayeler duymus ama bir turlu inanmak istememisti.. Oyle ya o her seferinde kendini tasmalamak isteyenlere karsi mucadele ediyordu ve kimse bunu basaramamisti.. Ama asil gozden kacirdigi boynuna baglanmak istenen seyden kurtulmaya calisirken ayagina baglanan ve hem de siki sikiya baglanan ipti..
Devamı »
Domme’lar, Kis ve İstanbul …(Jason Bourne)
BDSM denen, hayatlarımızı kendine, kendini tutkularımıza, günahlarımıza esir eden, tasmanın ucundan tutan elin sisli puslu olduğu bu merede en çok yakışan mevsim hangisidir düşündünüz mü hiç?
Bence kıştır.
Yaz aylarıyla hımbıllaşıp gevşeyen doğanın sarsıcı bir gerçeklikle silkinip asıl dirilişini yaşadığı mevsimdir kış.

Üstünlüklerine samimiyetle inandığımdan benim için her biri ayrı saygınlıkta ve domme, ama genlerinde yatandan bihaber olanların çoğunluğu oluşturduğu yalnız kadınları şevkatle sarmalayan tek mevsimdir aslında. İçtenmiş gibi gözüken, aklınıza gelebilecek tüm günahlara vize veriyormuşçasına cömert bir maskeyle dolaşan, fakat rutubetli İstanbul öğlenlerinde yalnızlığın kara humma gibi zihnimize sülük gibi yapışmasına sebep olan yaz aylarından daha merttir kış.
Denizden, sahile yaklaşan karayel, sedef kakmalı deri bir kırbaç gibi Caddebostan sahillerini kamçıladığında dalgakıranların itaatini izlediniz mi hiç hayranlıkla. Ya da bu ritüeli hüzünlü gözlerle izleyen, haylidir tenine yürekten bir erkeğin teni değmemiş olan orta yaşlı kadınların sahil yürüyüşlerine tanık oldunuz mu?
Devamı »
20 Soru - Chilek
Marcel Proust, Bernard Pivot ve James Lipton’a tesekkurlerimle..
20 soru kosemin bugunku konugu etkileyici arkadasim Chilek..
Istegimi kirmadi ve blogum icin kendisi 20 soruyu cevapladi..
Tesekkurler Chilek..
1- en sevdiğiniz kelime?
ÇiLeK
2- nefret ettiğiniz kelime?
(Bir “kelime” olduğundan emin olmamakla birlikte) “ yoff ”
3- ne sizi heyecanlandırır?
Zeka parıltısı görmek
4- heyecanınızı ne öldürür?
Salaklık
5- en sevdiğiniz ses nedir?
Dalga sesi
Devamı »
Comments(0)




